Hedef 2 milyon Kızılay gönüllüsü

Türk Kızılayı Genel Başkanı Kerem Kınık, toplumun afet müdahalesinde bir paydaş olarak kabul edilmesi gerektiğine vurgu yaparak, "Bu bilincin topluma yaygınlaştırılması için ilk etapta 2 milyon Kızılay gönüllüsü hedeflendi. Her türlü duruma göre eğitilmiş olan gönüllülerimiz kendi ağıyla haberleşecek ve ona yönelik sahada yer alacaklar" dedi.

Türk Kızılayı Genel Başkanı Kerem Kınık, 15 Temmuz darbe girişiminin yıldönümü dolayısıyla düzenlenen programda Kızılayın etkinliklerinden bahsetti. Kınık, Kızılayın 15 Temmuz’da 1 şehit, 2 de gazi verdiğini hatırlatarak "Küçükesat Şube Başkanımız Serhat Önder Genelkurmay’ın önünde şehit düştü. Bir Kızılay çalışanımız ve bir gönüllümüz de yine aynı mekanlarda ve Boğaz Köprüsü’nde gazi oldular. Bu çerçevede öncelikle şehitlerimizin anılması, ülke genelindeki şehitlerimizin anılması ve bu hadiselerin bir daha yaşanmaması için onların anılarını yaşatacak bir takım çalışmalar yürütülmesi ki bugün Serhat Önder’in ismini taşıyan bir sosyal hizmet merkezi bir de çocuk koruma merkezimizin açılışını gerçekleştirdik. Bugün yine ‘Beşeri Afetler ve 15 Temmuz Bilimsel Paneli’ni gerçekleştireceğiz. Burada da özellikle yaşanan afetin bir daha vuku bulmaması, Allah göstermesin böyle bir şey, olağanüstü durum vuku bulduğunda da daha dirençli ve daha dayanıklı çalışma yapabilmemiz için ülke genelinde nasıl faaliyetler yürütmemiz gerekiyor? Nelere ağırlık vermemiz gerekiyor bu panelde bunları tartışacağız" ifadelerini kullandı.

"Kan bağışı etkinliklerimiz demokrasi nöbetleri boyunca sabaha kadar devam edecek"

81 ilde, meydanlarda, 300 noktada ‘vatansever olmak senin kanında var’ isminde kan bağışı etkinliklerinin devam ettiğini söyleyen Kınık, "Demokrasi nöbetlerimiz boyunca sabaha kadar bu anlamda devam edecek. Yine meydanlarımızda vatandaşlarımıza ikramlarımız olacak bütün Türkiye’de. Onun ötesinde gençliğimizin özellikle Çengelköy ve Köprü arasındaki bağımsızlık ve 15 Temmuz yürüyüşüne iştirakleri söz konusu olacak ve bütün şubelerimizin kendi özel etkinlikleri olacak" şeklinde konuştu.

"İlk etapta 2 milyon Kızılay gönüllüsü hedeflendi"

"Kızılayın en temel görevi toplumu afetlere karşı hazırlamaktır" diyen Kınık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Afetler ikiye ayrılıyor. Birisi doğa kaynaklı afetler depremler, meteorolojik olaylar, hava küre, su küre, yer küre hareketleri. Biri de beşeri afetler. Beşeri afetler dediğimiz insan ihmallerinden ve insan eylemlerinden oluşan, toplumun normal düzenini bozup onu çaresiz bırakan afetler ya da felaketler anlamına geliyor. Bunların içerisinde insan ihmalleriyle çıkmış orman yangınları, endüstriyel kazalar, nükleer santral kazaları gibi savaşlar ya da 15 Temmuz’da yaşadığımız gibi darbe girişimleri de var. Dolayısıyla 15 Temmuz, ülkenin genelinde birden ortaya çıkmış olan bu hain kalkışma ülkenin genelinde kamu düzenini felç etti, kamu hizmetlerini aksatmaya uğrattı, vatandaşların can güvenliğini ortadan kaldırdı, şehitlerimiz ve yaralılarımız oldu. Dolayısıyla 15 Temmuz bir beşeri afetti. Buna benzer beşeri afetlere karşı toplumsal esnekliğin ve dayanıklılığın arttırılması için öncelik olarak yapmamız gereken şey eğitim. İlk yardım ve afet bilinci eğitiminin yaygınlaşıp toplumun tamamına ulaştırılması gerekiyor. Maalesef ülkemizdeki afet müdahale planlarında geleneksel yaklaşımlar halen izlerini barındırıyor o da toplumun afet hazırlığında veya afet müdahalesinde bir paydaş olarak kabul edilmesi gerekiyor. Yani bir afetzede olarak değil, o afeti önlemek için, o riski azaltmak için bir paydaş olarak kabul edilmesi gerekiyor. Dolayısıyla bu afet yaşandığında Boğaz Köprüsü’nün kapatılıp vatandaşların orada ilk cepheleştiği anda bir başka unsura gerek kalmadan oradaki vatandaşlarımız kendi güvenlik tedbirlerini alması, yaralananlara müdahale etmesi gerekiyordu. Ve onlar can kurtardılar, onlar hayatlarını kaybettiler dolayısıyla Kızılay, bu bilincin topluma yaygınlaştırılması için ilk etapta 2 milyon Kızılay gönüllüsü hedefledi. Bu 2 milyon gönüllüsünü özellikle gençlerimiz ve gençlik teşkilatımız aracılığıyla eğiterek edineceğiz."

"Her türlü afette ve olağanüstü durumda dayanışma ve direnci birlikte gösterebilen büyük bir kitle olacak"

Türkiye’nin genç bir nüfusu olduğunu kaydeden Kınık, "Türkiye’nin geneline yayılmış olan teşkilatımızda her bölgenin kendi afet riskleri var. Bu afet risklerine özgü kimisinde göç bir risktir kimisinde denizlerle ilgili bir takım riskler vardır kimisinde seller kimisinde depremler vardır. Bunlara yönelik eğitimler düzenleyerek bu bilinci ve dayanıklılığı onlarda oluşturmaya çalışacağız. Her türlü afette ve olağanüstü durumda ilk yardımı bilen, temel afeti bilen, birbirleriyle dayanışma, haberleşme mekanizması olan, toplu ve örgütlü bir şekilde hareket edebilen, bu dayanışmayı ve direnci birlikte gösterebilen büyük bir kitle olacak. Ve bunun otomasyon sistemleri ile desteklenmesi ile eğitimle desteklenmesi ile gençliğimize kazandıracağımız yetkinliklerle de toplumun genelindeki esnekliği, afetlere karşı direnci, dayanıklılığı arttıracak önemli bir kazanım olacak. Bir afet, felaket olduğu anda zaten öncelikle o afete maruz kalan insanlar ilk müdahaleyi yapıyorlar. Profesyoneller dışarıdan gelene kadar ilk müdahale zaten oradaki insanlar tarafından yapılıyor. Oradaki insanlar afetten birinci derecede etkilenmiş olan insanlar ne kadar eğitimliyse kurtarılan canlar da o kadar fazla oluyor. Dolayısıyla biz ülkenin genelinde böyle eğitimli bir ağ oluşturmaya çalışacağız, sonrasında kuracağımız haberleşme sistemi ile mobil otomasyon, mobil aplikasyon uygulamaları ile haberleşerek oradaki afet değerlendirmesini hızlı bir şekilde yapacağız. Neye ihtiyaç var? Ne tarz bir afet oldu? Ne kadarlık bir alan etkilendi? Ne tarz yardıma ihtiyaç var? Arama kurtarmacıya mı ihtiyaç var? Sağlık ekiplerine mi itfaiyeye mi ihtiyaç var? Veya nasıl bir güvenlik tehdidi söz konusu? Terör olayı mı var? Şüpheli bir paket mi var? Her türlü duruma göre eğitilmiş olan gönüllülerimiz kendi ağıyla haberleşecek ve ona yönelik sahada yer alacaklar" diye konuştu.
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Avukat Hazal Karaoğlan: “Kadınlar haklarından...
Avukat Hazal Karaoğlan, “Benim buradan bütün kadınlara tavsiyem; şiddete kesinlikle katlanmasınlar çünkü...

Haberi Oku