Artık tedavi için Ankara'ya gelenlerin de kalacak yeri var

Türk Kızılayı Genel Başkanı Kerem Kınık, Şehit Serhat Önder Sosyal Hizmet Merkezi’nin Ankara’ya uzun süreli tedavi için gelen hasta refakatçilerinin ihtiyacına cevap verebilmek için hazırlanan güzel bir mekan olduğunu kaydetti.

Türk Kızılayı tarafından 15 Temmuz darbe girişimi sırasında "darbe gerçekleşmesin diye uğraşacağız, kendimizi göstereceğiz" diyerek eşi ve çocuklarını da yanına alıp Genelkurmay Başkanlığının önüne giderek şehit olan Türk Kızılayı Küçükesat Şube Başkanı Serhat Önder adına ‘Şehit Serhat Önder Çocuk Koruma Merkezi’ ve’Şehit Serhat Önder Sosyal Hizmet Merkezi’ açıldı. FETÖ’nün darbe girişiminin ilk saatlerinde Genelkurmay Başkanlığı önündeki gruba ateş açılması sonucu hayatını kaybeden Önder adına açılan çocuk koruma merkezinde bin 500 mülteci çocuğa psikososyal destek ve çeşitli eğitimler verilecek. Sosyal hizmet merkezinde ise Ankara’daki hastanelere gelen ve kalacak yeri olmayan vatandaşlara hizmet verilecek.

Sosyal hizmet merkezinin açılışında konuşan Türk Kızılayı Genel Başkanı Kınık, sosyal hizmet merkezini biraz ihmal ettikleri ama çok da ihtiyaç hissedilen bir alanı çözmek amacıyla oluşturulmuş bir sosyal hizmet merkezi olduğunu belirterek, "Ankara aslında başkentliğin ötesinde özellikle üniversite hastaneleri, eğitim ve araştırma hastaneleri ve referans hastaneleri ile beraber ileri sağlık anlamındaki tedaviler noktasında da ülkemizin pek çok yerinden misafirimizi, hastalarımızı alan bir şehir. Dolayısıyla bu hastalarımız buraya geldiğinde aileleriyle beraber özellikle uzun süreli tedavi olması gereken hematoloji, onkoloji hastalarımız gibi hastanede konaklarken özellikle refakatçilerimiz büyük sıkıntılar çekiyorlardı: onların günlük hayatları, öz bakımları için mekanlar yeterli değildi hastanelerin içerisinde. Dolayısıyla bu mekanımız Ankara şubemiz tarafından bu ihtiyaca cevap verebilmek açısından hazırlanmış güzel bir mekan" ifadelerini kullandı.

"Ankara şubelerimizin, kadın kollarımızın aslında bir iyilik merkezi, üssü olacak"

Kınık, açılan sosyal hizmet merkezi ile ilgili de şu bilgileri aktardı:

"Bu mekan 45 yatak kapasiteli, gece konaklaması yapılabilecek ama onun ötesinde hastanelerimizde özellikle çocuk hastalarımızın refakatçileri buraya gelerek banyolarını yapabilecekler, çamaşırlarını yıkayabilecekler, ütülerini yapabilecekler, bebeklerini emzirebilecekler, sütlerini hazırlayabilecekler, karınlarını doyurabilecekler. Ankara aşevimizden günde 3 öğün buraya yemek gelecek. Buranın bir başka özelliği de özellikle Ankara şubelerimizin, kadın kollarımızın aslında bir iyilik merkezi olacak, üssü olacak. Özellikle bu bölgeye yakın yaşayan ihtiyaç sahibi hanelerimize, mültecilerimize buradaki sevgi mağazalarımızla ve evlerini de ziyaret ederek sosyal destek vereceğiz. Dolayısıyla çok boyutlu hizmetlerin verileceği ve kıymetli şehidimiz Küçükesat Şube Başkanımız Serhat Önder’in ismini taşıyan ‘Serhat Önder Sosyal Hizmet Merkezi’ni de bugün devreye alıyoruz. Ankaramıza, Kızılayımıza ve buradan hizmet alacak bütün vatandaşlarımıza hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Tabii ki bütün bu hayırlar kıymetli bağışçılarımızın destekleriyle gerçekleştiriliyor. Dolayısıyla burası tamamen meccani yani kar amacı gütmeden ihtiyaç sahibi olan insanlarımıza parasız olarak bütün işletme giderleri Kızılay Ankara şubemiz tarafından karşılanacak şekilde tasarlandı. Buraya vereceğiniz katkılarla da buna benzer hizmet merkezlerimizi Türkiye genelinde ve Ankara genelinde arttırabileceğiz. Ben katkılarından dolayı Ankara Şube Başkanımıza ve buraya destek veren Genel Merkezdeki bütün çalışanlarımıza ve kadın kollarımıza şükranlarımı arz ediyorum."

"Onun için mükafat bizler için de bir şereftir"

Şehit Önder’in babası İsmet Önder ise, kendisine böyle bir evlat verdiği için Allah’a şükrederek, "Sonsuz hamd-ü senalar olsun ki o evladım böyle güzel bir toplumla karşılaşmış ve böyle güzelliklerin oluşmasına sebep olmuş. Şehit olmuş, bu da bizim için büyük bir şereftir. Onun için mükafat bizler için de bir şereftir. Rabbime bunun için de sonsuz şükürler olsun. Oğlumu kaybettim diye üzülmüyorum. Bunun arkasında bırakmış olduğu güzellikler ve ismine yapılmış olan güzellikler, bu hizmetler, bu hizmetlere verilen isimlerden dolayı Türk Kızılayımıza özellikle çok teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.

"Serhat’ın anıları inşallah o müzede anlatılacak"

Baba Önder, konuşmasının ardından Şehit Önder’in 15 Temmuz darbe girişimi sırasında şehit olduğunda ayağında bulunan ayakkabısını Kızılay Müzesi’nde sergilenmesi ve gelecek nesillerin bu kahramanlıktan örnek alması amacıyla Kınık’a takdim etti.

Kınık, Kızılay’ın çok yakın bir zaman içerisinde önce Çanakkale’de sonra da Ankara ve İstanbul’da 3 müzeye kavuşacağını bildirerek, "Bu 3 müzede aslında hikayelerimizi anlatacağız. Bu hikayelerden en kıymetlisi aslında Serhat’ın hikayesi olacak. Çanakkale cephesinde, Birinci Cihan Harbi’nin yedi cephesinde şehit düşmüş olan Kızılaycılardan aslında hiçbir farkı yok. Onun da o şehitlerimizin elbiseleri, ayakkabıları gibi, ayak izleri gibi, anıları gibi Serhat’ın anıları da inşallah o müzede anlatılacak. O bir önderdi, önden gitti, iyi bir insandı, iyilikler yaptı, iyiliklerin kapılarını açtı, evlatlarımıza da onun önderliğini anlatacağız. İnşallah bir rol model olarak yaşamaya da devam edecek. Acılar taze, daha dün gibi onun için çok konuşmak istemiyorum ama Serhatımıza rahmet diliyorum. İnşallah Cenab-ı Hakk bu acıları milletimize bir daha yaşatmasın" değerlendirmelerinde bulundu.

Konuşmaların ardından Şehit Serhat Önder Sosyal Hizmet Merkezi’nin açılışı için kurdele kesildi.

"İnsanları korkmaktan vazgeçirmek için ‘korkma’ dedim"

Şehit Serhat Önder’in 12 yaşındaki oğlu Aytuğ Önder de 15 Temmuz darbe girişiminde babası ile birlikte yaşadıklarını anlattı. Aytuğ Önder, babasının o gece kendisine söylediği son sözler olan ‘korkma oğlum’ sözlerini Türk Kızılayı’nın kamu spotunda başrol alarak izleyiciye de anlattığını ifade etti. Aytuğ, kamu spotundaki rolü ile ilgili, "Güzel bir etkinlikti, zaten ‘korkma’ diye başlaması İstiklal Marşı’nın temel sözüdür. Korkma diye başladığında tabii ki aklıma babam da geliyordu, bana ‘korkma oğlum demesi.’ İnsanları korkmaktan vazgeçirmek için ‘korkma’ dedim. Sonra ablamla ‘Korkma, sönmez bu şafaklarda’ dedik" diye konuştu.
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Avukat Hazal Karaoğlan: “Kadınlar haklarından...
Avukat Hazal Karaoğlan, “Benim buradan bütün kadınlara tavsiyem; şiddete kesinlikle katlanmasınlar çünkü...

Haberi Oku